close

Hashimoto Hastalığı

13 Haziran 2018/ Kategori : Sağlıklı Bilgiler /

Özellikle son 5 yılda adından çok bahsedilen bir tiroit hastalığı haline gelmiş ve en sık görülen tiroit hastalığı olmuştur. Japon cerrah Hakaru Hashimoto tarafından 1912 yılında Berlin’de ilk kez tanımlanmıştır. O dönemde tiroit bezinin sertleşmesi ve fonksiyonel özelliklerinin kaybolduğunun belirtildiği bir hastalık olarak tanımlanmıştır.

Sonraki yıllarda vücudun bağışıklık sisteminin kendi kendine savaş açması sonucu olarak geliştiği ortaya çıkarılmıştır. Vücutta tiroit bezine karşı gelişen antikorların artarak tiroit bezini vücuda zararlı bir virüs gibi görerek onu yok etmeye çalışmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle “Otoimmün Hastalık ya da Otoimmün Tiroidit” olarak tanımlanmaktadır. Antikorlar, bağışıklık sistemi tarafından vücudu yabancı kimyasal maddelere, bakteri ya da virüslere karşı korunması için üretilen protein yapısındaki maddelerdir. Bunların sonucunda tiroit bezi hasarlanarak genellikle yavaş yavaş yetmezliğe girer ve sonunda hipotiroidi denen tiroit bezinin iyi çalışamama durumu oluşur. Aslında Hashimoto Tiroiditi’nde sadece hipotiroidizm durumu görülmez. Eğer antikor salgısı fazla olup tiroit bezi kısa sürede büyük hasar alırsa zarar gören hücrelerden kana aşırı miktarda karışan tiroit hormonları (T4 ve T3) hipertiroidiye (tiroit bezinin fazla miktarda hormon salgılaması durumu) neden olabilir. Veya bu saldırı çok yavaş olduğunda kanda tiroit hormon düzeylerinde bir değişiklik olmayacaktır ve tiroit fonksiyonlar bu durumda normal olarak değerlendirilecektir.

Ailesel Özellik Gösterir

Hashimoto tiroiditi görülen vakaların çoğunluğu kadın olup, hastaların anne, kardeş, çocuk, hala ve teyzeleri bu hastalık yönünden araştırılmalıdır. Kadınlarda erkeklere göre 15-20 kat fazla görüldüğü tanımlamıştır. Hastaların % 95’i kadın olup toplumun % 2’sinde görülmektedir. Yaşları 18-50 arasında olan kadınlarda görülme sıklığı % 10’lara kadar ulaşmaktadır. Bu nedenle toplumda anne-kız hastalığı olarak da tanımlanır. Genetik geçiş gösterir. Hastalığın ortaya çıkışını çevresel faktörler de tetiklemektedir.

Hastalığın Oluşma Şekli

Hashimoto tiroiditinde otoantikorlar, tiroit hücreleri içinde bulunan tiroitperoksidaz (TPO) ve tiroglobuline (TG) karşı oluşurlar. Vücut, tiroit bezini yok etmek için çok miktarda anti-TPO antikoru ve anti-TG antikoru üretir. Bu antikorlar hastalığın tanımlanmasından çok sonra 1980’li yıllarda tanımlanmıştır. Bu antikorlar tiroit bezine bağlanarak tiroit hücrelerinde hasara neden olurlar. Bunu takiben tiroit bezinde lenfositler başta olmak üzere birçok iltihap hücresi birikir. Tiroit hücreleri hasarlanarak azaldıkça bez özelliğini ve hacmini kaybederek hormon yapacak hücre sayısı çok azalır ve sonunda tiroit hormon yetersizliği ortaya çıkar. Bez aslında başlangıçta her zaman küçülmez. Bu sırada kanda bulunan bazı hücreler tiroit bezi içine girerek bir kısım tiroit folikül (tiroit hormonu ile dolu kesecikler) hücrelerinin fonksiyonunu engeller. Bunu telafi etmek için bir kısım tiroit hücreleri de çoğalır. Sonuçta tiroit bezi şişer ve bazı folliküller parçalanır. Yani guatra benzer bir tablo olur. Parçalanmış foliküllerin tamiri sonucu yerlerine nedbe (fibroz) dokusu oluşur. Bir müddet sonra, bazı yerlerde nedbe dokusu ve bazı yerlerde hücre çoğalması ile tiroit bezi düzensiz hale gelir. Zamanla nedbe dokusu artar, bezin volümü azalarak tiroit glandı küçülür (tiroit atrofisi).

Hastalığın Görülme Sıklığını Arttıran Çevresel Faktörler

En başta aşırı iyot tüketimi gelir. Türkiye’de 1998-1999 yılında rafine tuzlar iyotlandığından beri aşırı tuz tüketimi ile bu hastalığın sıklığında da bir artış olmuştur. Genetik olarak yatkın bireylerde aşırı iyot alımı doğrudan tiroit hormon sentezini engelleyebilir ve bağışıklık sistemini tetikleyerek tiroglobin molekülünün anti-TG ve anti-TPO antikorlarına daha duyarlı hale gelmesine neden olur. Bu nedenle gelişen hasar şiddeti artar ve tiroit bezinin tahribatı hızlanır. Diğer çevresel faktörler stres, gebelik, enfeksiyonlar, sigara içimi, hepatit C enfeksiyonu ve selenyum eksikliğidir. Selenyum özellikle tiroit hücrelerinin zarında otoantikorların bağlanarak hasarı başlattığı bölgeyi koruyabilmektedir (tam olarak aydınlatılamamasına rağmen). Bu nedenle özellikle tiroit hormonları normal olan Hashimoto hastalarında belli aralıklarla selenyum alınması ve iyot kısıtlaması önerilebilmektedir. (HORMONES 2013, 12(1):12-18).

Şikayetler

Hastaların çoğunda belirgin bir yakınma yoktur. Hipotiroidi varsa halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, kilo artışı, kilo verememe, üşüme, çabuk yorulma, cilt kuruluğu, bağırsak hareketlerinde yavaşlama, kabızlık, unutkanlık ve depresif duygu durumu gibi belirtiler görülür. Hipotiroidisi olan kadınlarda adet kanamaları miktar olarak daha fazla ve daha uzun süreli olabilir; adet dönemleri de normalden daha kısa sürede gerçekleşebilir. Tedavi edilmeyen hipotirodili bir kadının hamile kaldığı takdirde; gebeliğini devam ettiremeyebilir, tiroit hormonu replasman (yerine koyma) tedavisi ile hastalık şifa bulur.
Yaş ilerledikçe Hashimotolu hastalarda hipotiroidi (tiroit bezi yetersizliği) sıklığı artar. Bu hastalarda lastik sertliğinde bir guatr vardır. Çok nadiren tiroit bezi sert olabilir. Tiroit bezinde ağrı veya hassasiyet yoktur. Çoğunlukla tiroit sessiz büyür ve şikayet yoktur. Hekime genellikle guatr sebebiyle veya tiroit hormon azlığının sebep olduğu halsizlik, bitkinlik, solukluk, göz kapaklarında, el ve yüzde, ayaklarda şişme, ses kalınlaşması gibi şikayetlerle başvururlar. Çocuklarda Hashimoto hastalığı olursa büyüme gecikmesi, kemik yaşında gecikme ve yüksek kolesterol seviyeleri bulunur.
Hipertiroidi durumunda ise kilo kaybı, ishal, terleme, çarpıntı, enerji azlığı gibi yakınmalar ön plandadır. Tiroit testleri normalse hastada hiçbir yakınma olmayabilir ya da cilt değişiklikleri ve saç dökülmesi görülebilir. Bayanlarda adet bozuklukları da olabilir. Bu durumda gebe kalmada zorluklar olabilir. Bu yüzden hashimoto hastası olan genç kadınlarda TSH değerinin 2.5 micIU/mL altında olması hedeflenir.

Tanı Nasıl Koyulur?

T3, T4 (özellikle serbest T3, serbest T4), TSH, anti-TPO ve anti-TG testleri ile koyulur. Tiroit ultrasonu tanıda çok yardımcıdır. Ultrason ile bezdeki hasar derecesine değişik görüntüler görülebilir. En sık görülen bezdeki yamalı eski bir kumaşa benzeyen görünümdür. Nedbe dokusunun sıklığına ve dağılımına göre yamalı görünüm değişkenlik gösterir.
Hashimoto tiroiditi varsa ailenin diğer üyelerinde de tiroit tetkikleri yapılmalıdır. Hashimoto tiroiditi tespit edilen kadınların anneleri, kızları, kız kardeşleri, hala ve teyzeleri bu hastalık yönünden araştırılmalıdır. Önce TSH testi yapılmalıdır. Normalin üzerinde ise endokrinoloji uzmanına müracaat edilmelidir.

Hastalarda Bulunabilen Diğer Rahatsızlıklar
1. Graves hastalığı yüzde 50 vakada
2. Tip 1 şeker hastalığı
3. Addison Hastalığı (böbreküstü bezi, kortizol yetersizliği)
4. Testis ve yumurtalık iltihabı sonucu hipogonadizm
5. Paratiroit hormon azlığı, (hipoparatiroidi, kalsiyum düşüklüğü ve kasılmalarla seyreder)
6. Hipofiz bezi iltihabı
7. B12 vitamin eksikliğine bağlı kansızlık (Pernisiyöz Anemi )
8. Vitiligo (ciltte beyaz alanlar olması)
9. Romatoit Artrit (eklem iltihabı)
10. Trombositopeni (kanın pıhtılaşmasını sağlayan kan hücrelerinin azlığı )
11. Myastenia gravis (kaslarda ağrı ve güçsüzlük yapan kas hastalığı)

Hashimoto tiroiditi yalnız başına bulunabildiği gibi, Basedow-Graves hastalığı, tiroit nodülü, multinodüler guatr ve tiroit kanserleri ile birlikte bulunabilir. Hashimoto zemininde her türlü tiroit hastalığı gelişebilmektedir.

Tedavi ve Takip

Her hastanın özelliğine göre farklılık göstermektedir. Hipotiroidizm varsa tiroit hormonları başlanır. Hipertiroidizm varsa anti-tiroit ilaçlar verilir. Tiroit hormonları normalse ilaç başlanmayabilir. Ancak genç kadınlarda ve gebelerde TSH değerinin kabaca 2.5 micIu/mL altında olması istendiğinde tiroit hormonu daha çabuk başlanabilir. Gebe olmayanlarda selenyum rahatlıkla kullanılabilir. İyot alımı gebeler hariç kısıtlanmalıdır. Tiroit hormonu alanlarda ideal doz alımını sağlamak için 6 ayda bir takip yapılmalıdır. Hipertiroidide takip süresi kısalır. Eğer zeminde Tiroit nodülü varsa ultrason ile takip nodülün özelliğine göre belli aralıklarla yapılır.

Bunu Paylaş:

Benzer Yazılar

Up