close

Endokrinoloji

İstanbul Cerrahi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği, “Pre-Diyabet ve Diyabet Kliniği” ile hem diyabet şüphesi taşıyan kişilerin hem diyabet hastaların referans merkezi olma özelliği taşımaktadır.

Böbrek üstü bezleri, hipofiz bezi gibi iç salgı bezleri, yumurtalıklar, testisler ve tiroid ile ilgili problemlerin tanı ve tedavisinin gerçekleştirildiği bölümde, salgı bezlerini etkileyen hastalıkların tanısı bölüm hekimleri tarafından konulmaktadır. Bölüm uzman hekimleriyle vücudumuzdaki birçok sistemi içeren hastalıkların incelendiği geniş bir yelpazede hizmet vermektedir.


Tiroid Hastalıkları

Tiroidin fazla veya az çalışmasından kaynaklanan tiroid hormonu fazlalığı (Hipertiroidi) veya düşüklüğü (Hipotiroidi) olan hastalar bu bölümde tedavi edilmektedir. Hastaların hormon dengesini sağlamak için tiroid hormonu verilmekte ya da fazla hormonu bloke ederek hastaya tedavi uygulanmaktadır. Bölümde,  tiroid nodüllleri, tiroid kanseri ve guatr hastalarına da hizmet verilmektedir. Son yıllarda oranı çok artan Haşimoto hastalığı bu grubun içinde yer almaktadır. 


Paratiroid Hastalıkları

Tiroid bezi üzerinde 4 adet  veya bazen 5-6 adet de olabilien ve ayrıca göğüs içinde de fazladan bulunabilen bir endokrin organdır. Kalsiyum metabolizmasının düzenlenmesinde rol alır. Bazen aşırı büyüyerek Parathormonu çok salgılar. Paratiroid adenomu denilen bu durumda hiperparatiroidi görülür. Çalışmama durumunda hipoparatiroidi olur ve kalsiyum değeri çok düşer. İlaçla ve vitaminlerle (D vitamini ve kalsiyum) mevcut durum düzeltilmeye çalışılır. 


Hipofiz Bezi

Tüm salgı bezlerinin kontrolü hipofiz bezinde olduğu için vücudun orkestra şefi olarak nitelendirilmektedir. Hipofiz bezı önemli hormonları üretmektedir. Bu hormonların az ya da fazla oluşu kısırlık, adet düzensizlikleri,  büyüme bozuklukları (Aşırı büyüme veya kısa boy), kortizol dengesizlikleri (Şişmanlık veya zayıflık), prolaktin fazlalıkları gibi sorunlara neden olmaktadır. Hipofiz bezine bağlı sorunlar genellikle ilaçla tedavi edilmektedir. Cerrahiye ihtiyaç duyan hastalar ilgili bölüme yönlendirilmektedir.


Diyabet ve Pre-Diyabet Kliniği

Diyabet, komplikasyonlarından dolayı dünyada ve ülkemizde hayatı tehdit eden en yaygın salgı bezi hastalıklarının başında gelir.  

Prediyabet, diyabetten önceki durum olarak nitelendirilmektedir. Prediyabet dönemindeki kişiler, diyabetin yol açtığı inme, kalp ve damar hastalığı gibi ciddi komplikasyonları bakımından risk altındadırlar. Üstelik bu kişilerde birkaç yıl içinde diyabet gelişebilmektedir. Ancak bu riski doğru bir yaklaşımla azaltmak mümkündur. Bu sebeple pre-diyabetin tanısının konması büyük önem taşımaktadır.

Tanı ve Tedavi

Kan şekeri düzeyi diyabet tanısı koyacak kadar yüksek olmamakla beraber normalden fazla ise bazı laboratuvar testleri ile klinikte tanı kesinleştirilmektedir.

Tanıyı Belirleyen Faktörler

  • Doktor tarafından belirlenecek bir kahvaltıdan sonraki tokluk kan şekerinin, açlık şekeri ile birlikte değerlendirilmesi.
  • 75 gr glukoz içirilmesinden sonra kan şekerinin belirli saatlerde  ölçülmesi ile yapılan şeker yükleme testinin değerlendirilmesi.
  • HbA1C değerinin 5.6-6 arasında olması.


Klinikte, Pre-diyabet tanısı olan kişilere egzersiz ve sağlıklı beslenme programı uygulanıyor. Hastanın durumuna göre gerekirse ilaç tedavisi uygulanıyor. Tanı konulduktan sonra ortalama 3-6 ay aralıklarla kontrol gerekiyor. Pre-diyabetin uygun takip ve tedavisi ile sağlıklı ve uzun bir yaşam hedeflenmektedir.

Diyabet Tipleri

Hastalar, Pre-diyabet döneminde teşhis konulmadığında diyabet sorunu ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Tanımlanan klasik 4 tip diyabet vardır:

Tip 1 Diyabet

Pankreasın çok az insülin üretmesi ya da hiç üretememesi nedeniyle görülmektedir. Diyabetli 20 hastadan birinde tip 1 diyabete rastlanabilmektedir. Hastaların çoğunluğunu 20 yaş altındaki kişiler oluşturmaktadır.

Tip 2 Diyabet

Diyabet hastalarının çoğunda tip 2 diyabete rastlanmaktadır. Genellikle 40 yaş ve üzerinde görülmekle birlikte son yıllarda gençlerde ve çocuklarda da sık rastlanmaktadır. Fazla kilolular ve genetik yatkınlığı olan kişilerin riski daha yüksek olmakla birlikte; artmış susuzluk hissi, sık idrara çıkma, yorgun hissetme, bulanık görme, sık enfeksiyonlara yakalanma gibi belirtiler görüldüğünde hekime başvurulması önerilmektedir. Sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması, düzenli kan şekeri takibi, fiziksel aktivite ve gerekli hallerde insülin ile tedavi sağlanabilmektedir. 

Gestasyonel Diyabet (Gebelik Diyabeti)

Gebelikte ortaya çıkan diyabettir. Ana neden gebeliğin neden oduğu insulin direncidir. Genellikle 24. Gebelik haftasında sonar ortaya çıkar. Kan şekerinin düzenlenmesi hem anne hem de bebek için büyük önem taşır.


Diğerleri

Bunun içinde MODY denen genetik özelliği olan diyabet LADA denen Tip 1.5 Diyabet de vardır. 


Obezite (Fazla Kilo) 

Endokrinologlar, fazla kilolu ve obez hastaları, metabolik ve hormonal problemler nedeniyle araştırıp tedavilerini gerçekleştirmektedirler. Obez kişilerde çok fazla vücut yağı bulunmaktadır. Tiroid, adrenal, over ve hipofiz bozuklukları obeziteye sebep olabilmektedir. Uzmanlar, obeziteyle ilişkili insülin direnci ve genetik problemleri de değerlendirip tedavi etmektedirler.

Up